Bölüm 4: Yolculuk Vakti…

Yüzdük yüzdük ve erasmus maceramızın başlama noktasına geldik. Bu satırlar yarın sabah (şu an itibari ile tarih 10 Şubat 2011 ve saat 23:00) 6.30’da yolculuğa başlayacak olan bendeniz tarafından, İstanbul’a yaptığım otobüs yolculuğu sırasında yazılıyor. Bu noktada konforlu hat uygulamasına başlayan “İsmail Ayaz Turizm” e teşekkür ediyorum. Reklam gibi ama, öğrencilik mesleğini yıllarca icra etmiş biri olarak otobüs yolculukları konusunda oldukça tecrübeli sayılırım.

Gelelim yolculuk kısmımıza. Buradaki en önemli kısım herhalde çantayı hazırlamak olacak. Benim gibi ekonomi sınıfı uçan çoğunluk için hava yolu firmalarının çoğu 20 kg’lık bagaj sınırı koyuyor. Tabi bu sadece normal bagajınız için geçerli. El çantası hariç. 20 kg oldukça kolay ulaşılan bir sınır. Çünkü zaten ortalama 4 kg çantanın kendi ağırlığı oluyor. Bu arada kullandığım çanta şu tekerlekli çekçekli tiplerden ufak olanlardan.

Anladığım şu ki ilk deneme de asla o eşyalar o çantaya sığmıyor. Burada kilo sınırını gözetiyoruz tabi ki. Yaklaşık 4 denemeden sonra 19.8 Kg gibi  🙂 sınırda bir ağırlıkla eşyaları çantama sığdırdım. Tabi burada ufak bir püf noktası verelim. Şu vakumlu hurç denen nane hakikaten oldukça işe yarıyor.  Özellikle hacmi fazla olan kazak ve benzeri eşyaları oldukça ufaltıyor ve çantanızda yer açıyor. Takdire şayan 😉

Yanıma aldığım ikinci çantam için ne yazıkki aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Oldukça kalabalık bir elektronik zerzevatın yanında aldığım iki kitap ta eklenince sırt çantamın ağırlığı 12 kg gibi bir ağırlığa ulaştı. Umarım bu sırt çantası için arza çıkarmazlar çünkü çoğu firma bu el çantası için de 8 kg sınırı uyguluyor ve fazladan olan her kg için oldukça sağlam fiyatlar çekiyorlar.

Çanta hazırlıklarını da yaptıktan sonra sıra geldi vekaletname olayına. Aslında çoğu kişi için gereksiz olabilir ama ben ihtiyatlı davranıp Türkiye’de gerekebilecek resmi işlemlerim için kardeşime vekaletname bıraktım. Lafı gelmişken arkadaş bir sayfa için 50 TL’de istenmez ki :).

Az kalsın unutuyordum. Uçak bileti falan aldıkta bir de “check-in” işlemimiz var. Lufthansa internet üzerinden bu işlemi yapmanıza müsade ediyor. Bu sayede koltuk seçimi ve benzeri işlemleri rahatça yapabiliyorsunuz. Koltuk demişken benim gibi hafiften iri bir bünyeniz varsa -yazar burada iyimser davranmıştır 🙂 – her koltuk sizin için uygun olmayabilir. O yüzden bineceğiniz uçağın modeline göre bir araştırsak ne çıkar dedim ve www.seatguru.com sitesini buldum. Uçağınızın modelini seçiyorsunuz ve o modele ait koltuk bilgileri görüntüleniyor. Güzel bir uygulama.

EKLEME-1: An itibari ile (ki saat 5:52 oluyor) Tüm güvenlik noktalarını sorunsuzca geçerek uçağımın kalkacağı kapıya ulaştım. Bu aşamada aklımda kalanları hızlıca maddelere dökeyim:

  • Güvenlik kapılarında bilgisayarınız, sayısal fotoğraf makineniz v.b. ürünleri çantanızdan çıkartmanızı isteyebiliyorlar.
  • Metal kemer kullanmayın (2 sefer çıkartmak zorunda kalıyorsunuz)
  • Bot giymeyin. Son kontrolde botları çıkartıp galoşlarla dolanıyorsunuz 🙂 hoş değil.
  • Sırt çantamı tartmadılar (13 kg idi)
  • Sırt çantamda bulunanların kısa özeti : bilgisayar,dslr fotoğraf makinesi, XUPV5 fpga deney kiti, Linksys WRT54GL kablosuz erişim noktası (kendi donanımlarımı kullanmayı seviyorum 🙂 ), bir kaç ufak arm deney kiti, 2 adet harici hdd, 2 kutu antibiyotik,2 kutu soğuk algınlığı ilacı, 1 kutu ağrı kesici, 2 adet kitap ve tüm bu ekipman için gereken kablo, adaptör şarj cihazı, ara bağlantı kabloları.
  • Ayaklı elektronik malzeme dükkanı kıvamındayım ama olsun 🙂 Bu arada bu kadar eşyayı taşıyan çanta Lowepro Fastpack 350 modeli.

Devam Edecek…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir